14 Mar 2014

Ekolojik Yaşam Rehberi


Yapacak hiçbir şey yok demeyin, çünkü yapılabilecek birçok şey var. Yazar Selen Özarslan Aktar’ın kitabı “Ekolojik Yaşam Rehberi”nde temizlikten kişisel bakıma kadar birçok tavsiyeyi bulabiliyorsunuz.

“Çevreci olmak hiçbir insanın düşündüğü gibi zevksiz giyinmek, hayattan zevk almamadan yaşamak ve kendini sınırlamak değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nin Eski Başkan Yardımcısı, Nobel Ödülü sahibi Al Gore’un kitabında ve DVD’sinde, Uygunsuz Gerçek (An Inconvenient Truth), yayınlanan araştırmalara göre çevreci olmak artık bir seçim değil, yaşlılığını ve gelecek nesilleri düşünenler için bir zorunluluktur.”

Ekolojik Yaşam Rehberi, alışkanlıklarımı değiştirmeyi hedefliyor. Bu önerileri uygulamak hem daha sağlıklı olduğu hem de daha ekonomik. Bir tek benim yapmamla mı bazı şeyler değişecek, demeyin. Öncelikle tüm dünya bir kenara kendi ve ailenizin sağlığı ile ilgili. Herkes kendi evinde bu değişeme başlarsa bunun etkisini tüm evren görmüş olacak. Hem ekonomik hem de ekolojik bir şeye neden hayır diyelim? Bence, alışkanlıklarımızı değiştirme vakti. Kitaptaki önerilerin hepsi basit aslında. Üşenmeyin sadece. Deneyin farkı görün; tecrübelerinizi paylaşın ki insanlar da sizleri örnek alsın. 

FOLLOW ON

6 Mar 2014

Evet, sizi yiyecek pitbul bu!

Köpeğimle geçirdiğim zamanı bok etti ya, ne salak insanların varlığı sürüyor şu dünyada. Araba yolundan mı gideyim? Bence siz biraz daha insan olmaya ne dersiniz? Mathilda kadar uysal ve sevecen köpek mi yiyecek sizi? Pitbul diye mi böyle malca davranıyorsunuz yoksa genel olarak mı hayvanlara karşı tavırlarınız mal? 

Kadın bebeği ile gidiyor telefonda konuşuyor. Göt kadar kaldırım var zaten. Doğal olarak yan yana geçeceğiz. Bunun benim ipi tutma mesafemle alakası yok. Gayet merakla, tam geçerken bebek arabasına yönelmesi ile kadın "Ay ay!" diye bağırması bir oldu. "Yok bir şey yapmaz." diyemeden o iğrenç insaniyetini çıkardı, çirkin sıfatıyla "Bir sevemedim şunları..." diye söylenmeye başladı. 

Derken yoldan geçen başka bir adam "Doğru, haklısın ama sen de biraz dar tut." diye araya girdi. Oradaki olayın aradaki ip mesafesi ile alakası olmadığını anlayamayacak kadar kör ve malsınız. Zaten dar tutuyorum. Kaldırımdan yan yana geçiyoruz. 

Hayır, adam da o kadar mal ki dönüp siz de lütfen öyle konuşmayın diyeceğine dönüp orta yerde bana yükleniyor. Siz kimsiniz ya? Bu nefret ile bir de çocuk büyüteceksiniz. Yanımda bir erkek olsaydı böyle konuşabilecek miydiniz peki? Kadınım diye mi böyle yükleniyorsunuz? 

Kadın bir de gelmiş "Senin kadar belki cesaretli olamayabilirim, sevmiyorum bla bla" derken "Ben de senin çocuğunu sevmiyorum. Daha hayvan sevmiyorsun, nasıl insan seveceksin?" dedim ve gittim.

Ha unutmadan! O kadar yavrusuna düşkün ki köpeği görüp götü üç buçuk atınca kendi kıçını düşünmekten bebek arabasını da bir an bırakıp tam gidiyordu son anda bir bebeği olduğu aklına geldi. Demek ki daha büyük korkunç durumlarda ne hallerde bırakır bu kadın. 

Nasıl olsa köpekler ısırabilir o zaman her köpeğe kötü davranalım şeklinde mantığınız varsa dışarıda bu köpeklerden daha vahşi insanlar var o zaman insanlara da yaklaşmayın, insanın ısırığı köpek ısırığına benzemez çünkü. Bunu bilinçli yaparlar!

Kimsenin korkup korkmaması zerre umrumda değil ama ben nasıl sizin çocuklarınız, yaşam şekliniz bla bla laf etmiyorsam durup duruken siz de bana ve benim çevremde olan şeylere tek kelime edemezsiniz. 

Önce saygıyı ve konuşmayı öğrenin. Lütfen bu kafayla çocuk falan da yapmayın. Yeterince gerizekalı insan var bir de sizin çocuklarınızı çekemeyeceğiz! 
FOLLOW ON

4 Mar 2014

Hollywood Hırsızları: The Blind Ring


!!Spoiler içerir!!

Merhaba,
Bu filmi izlemeden önce böyle bir olayın gerçekliğinden haberim yoktu ama film bittikten sonra google'da merak edip baktım. Olay gerçekten ilginç geldi. Lisede arkadaşlarla takılırken, ünlü birinin evine gidip, eğlenip, en güzel kıyafetleri yürütmek kimin aklına gelir? Birkaç arkadaştan oluşan bu çete, Paris Hilton'dan Orlando Bloom'a kadar birçok ünlü ismin mükemmel evlerine girip çıkmış. Sanırım bu biraz onlar gibi olma isteğinin çılgınlaşmış versiyonu.

İşin bir diğer ilginç yanı, bu kadar lüks evlerin güvenliklerinin çok düşük olması. Paris Hilton'un evine 5 kere girmişler! Şaka gibi ki anahtar paspasın altındaymış. Aynı zamanda kasası kilitli bile değilmiş. Ünlü dedikodu sitelerinden önce ufak bir araştırma yapıyorlar; evde olup olmadıklarını öğreniyorlar. Daha sonra Google Eart'ten de ev adreslerini buluyorlar. Bu kadar basit! İnternet denen şeyin aslında ne kadar tehlikeli olduğunu anlıyoruz tekrardan. 

Yakalandıktan sonra yapılan açıklamalar da bir o kadar ilginç:
Girilen ilk ev Paris Hilton'undu. Nedeni ise gençlerin Hilton’un aptal olduğunu düşünmeleri. Yatağın üstünün kokain dolu olduğunu söyleyen gençler yatak odasının her yerinde mücevherler bulunduğunu söyledi. Hilton’un evine tam 5 kez giren hırsızlar ancak son seferde fark edildi.
Çete üyelerinden Lee, Hilton’un evinden anahtarını bile çaldığını, hatta anahtarı herkese ganimet gibi gösterdiğini söylüyor. Hırsızlar Hilton’un evinden 2 milyon dolarlık mücevher, kıyafet ve nakit para çaldı. Çete üyelerinden Ames, Hilton’dan çaldığı bir ceketi giyerek gece kulüplerinde boy göstermişti.

Oscar gecesinde Audrina Patridge'nin evine girdiler. Ancak, Audrina güvenlik kamerasını yerleştirmeyi akıl etmişti. Güvenlik kamerasından soygunu izleyen Partridge, “Büyük, korkunç adamlar göreceğimi sanıyordum. Ama bunlar sadece çocuk.” dedi. Hırsızlar aktristen 43 bin dolar değerinde laptop, el çantası, mücevher, bavul, nakit para ve kıyafet çaldı.

Lindsay Lohan'ın evi ise bu çetenin sonunu getirdi. Çünkü kamera kayıtlarında net bir şekilde çıkmışlardı. Lohan‘dan 130 bin dolar değerinde kıyafet, mücevher ve çanta çaldılar.

Orlanda Bloom ve Miranda Kerr, Rachel Bilson, Megan Fox ve Brain Austin çifti de diğer soyulanlardan.

Şimdi biraz da karakterlere bakalım

Alexis Neiers, Emma Watson
Gruptaki yarım ünlülerden sayılır aslında bu hatun. Realite Show'larda rol almış. Daha da ilerlemeye çalışıyor. Tüm bu olaylardan sonra kendini ekranlarda gösterme şansını da yakaladı aslında ve hapishane hücresi hemen evine girip soyduğu Lindsay Lohan'ın bir yanıydı. O dönem, Lohan da çünkü hırsızlıktan yargılanmıştı. Alexis, şu an evli ve bir çocuğu var. Hatta kendine ait bir sitesi de var.

Rachel Lee, Katie Chang
Bu hatun ise çetenin lideri. Her şey bunun başının altından çıkıyor. Aile sorunları var. Ama filmde bunlara yer verilmiyor, hissediyorsun sen :P Gözü pek, korkusuz bir abla. Üstüne bir de celebrity takıntısı var. Dört yıl hüküm giydi. Şu an nerede bilinmiyor. Zaten davranışlardan belli derinlerde bir sorun olduğu.

Tess Taylor, Taissa Farmiga

Tess'i, American Horror Story'den tanıdığımız Taissa canlandırıyor. Gerçi dizi ve filmin çekim tarihleri nedir bilmiyorum ama en azından benim için öyle. Taissa'yı burada biraz daha "bitch" olarak görüyoruz. Ve Tess'in yanında sönük kalmış biraz. Zaten, Tess playboylarda boy gösteren bir ablamız. Ayrıca, Alexis Neiers'in ailesi Tess'i evlat edinmiş. Kardeş gibi büyümüş bu ikisi. Bu paçayı yırtıyor. Sanırım kamerada gözükmediği için mahkemeye çıkmıyor dolaysıyla. Diğerleri ne düşünmüştür acaba? "Lan karıya bak, bizim gibi o da girdi hep ama kurtardı kıçı!" mı?

Courtney Ames, Claire Julien

Claire, bence çok seksi bir hatun. Filmde ses tonu da çok hoşuma gitti. Şu an, Woodland Hills College'ne gidiyor. Okuyup, büyük adam olacakmış.

Nick Prugo, Israel Broussard

Çetenin tek erkek üyesi. Bir liseden atılmış, diğerine geçmiş. Burada Rachel ile tanışıyor. Yakın arkadaş oluyorlar. Modaya meraklı bir abimiz. Kendini beğenme ile ilgili kişisel sorunları var. Çetenin ikinci lideri de denebilir. Şu an serbest.

Gerçekten ilginç ve her ne kadar kötü bir şey olsa da herhalde en eğlenceli zamanları o dönemdi. Siz yine de evde denemeyin! Bir de gerçek karakterlerin fotoğraflarının bulunduğu şöyle bir tumblr hesabı var. Çetenin içinde Diana Tamayo isimli bir kız daha var. Ama filmde yer almıyor ki asıl liderin bu olduğu da söyleniyor. 

Kısacası, konusu itibariyle izlenebilir. Sıkmıyor, akşam çerez niyetine izleyebilirsiniz. Bu karakterlerin binlerce hayranı olduğunu da eklemeden geçmeyeyim. Başlıklarda yazan ilk isimler şahısların gerçek isimleri; filmde farklı isimlerle canlandırılıyorlar. Ayrıca, şurada çalınan eşyaların albümü var. 
Dostluklar...

FOLLOW ON

3 Mar 2014

Madde 7: Charles Bukowski'nin tüm kitaplarını oku

Bukowski'nin ölümünden sonra kitaplaştırılan eseri...
Kahramanın Yokluğu
  • Barıştan yana olduğunu söylüyor fakat barışın ne olduğunu bilmiyor. Hiçbir zaman sahip olmamış.
  • Sanki bir çıkmaz sokaktayım
    ve bittim.
    bütün ruhani olguların
    doğruluğunu idrak ediyor ama hapsolmuşluk
    duygusundan be benin sefilliğinden asla kaçamıyorum
    bütün yaptıklarımın ve gördüklerimin ve dediklerimin
    beyhudeliği.
    memnuniyetim artar belki
    devam edersem ama şimdi
    umudum yok ve yorgunum.
  • "İnsanın kendi bokunun kokusunu sevmemesi fevkalade güçtür." Sıçtıktan sonra sıçmığımıza baktığımızda bir şekilde kendimizle gurur duymamamızdan konuşuyorduk.
  • İçeri girmek için zilli çalman gerekiyorsa, hiçbir parçası sana ait değildir.
  • "Güzel, ben de şu çenendeki boktan sakaldan bırakacağım, kendime genç hippi bir kız bulacağım ve Sunset Bulvarı'nda el ele yürüyeceğiz. 
    "Ben de isterdim kendime şu genç sarışın hippilerden bir tane bulmayı." dedim ona.
  • Ruh üzerine oynadık, hiç ruhumuz olmadığı için, soluk almanın kutsal gaddarlığını sikip attık. Dünyaya bütün orduların verdiğinden daha fazla zarar verdik. Kahraman geldiğinde aslında hep burada olduğunu keşfedeceğiz.
  • Siz özgürlük talep ederken, çocukları ve hayvanları köleleştiriyorsunuz. Neyiniz var sizin?
  • Karafatmaları ele alalım örneğin.
    Lütfen, Bukowski, tamamen abuklaşma.
    Karafatmaya hiç sordunuz mu?
    Ben soramam.
    Mesele de bu zaten. Bundan böyle kendimi Karafatmaları Özgürleştirme Derneği'nin kurucusu ilan ediyorum.
  • Cinsel fetihler kovalanmazlar genellikle yaşanırlar.
  • Ama, güzelim, o budalalar ve kaçıklar bizi denetliyorlar.
  • Ben acı çektim yazabilmek için.
  • Biz Tanrı'nın varlığından bu kadar eminken bir başkası yokluğundan nasıl bu kadar emin olabiliyordu?İnsanlar nasıl herhangi bir şeye inanacak kadar talihsiz olabiliyorlardı? Öte yandan hiçibir şeye inanmamak da bir inanç sayılmaz mıydı? Tra lala.
FOLLOW ON