15 Eyl 2014

Zeytinli Rock Fest 2014


Festivalin ilk günü yavaştan herkes birbiri ile tanışmaya ve kaynaşmaya başladı. Ben biraz ortalıkta bir o yana bir bu yana şeklinde dolanıp durdum. Çünkü çok fazla arkadaşım festivaldeydi ve hepsi arayıp kısa da olsa görüşmek istedi. Ayrıca çadır alanın diğer tarafında ise yazı yazdığım NeoBeat Kuşağı çadırı vardı. NeoBeat Kuşağı haftalardır bu festivalde buluşma gerçekleştireceğini twitter üzerinden duyurmuştu. Bunun için hatta pankartlar bile hazırlanmıştı. Ara ara bu dostları da ziyaret edip birlikte Yasemin Mori konserine gittik.


Gün içinde denize girdik. Etrafta dolandık. Vakit geçirdik. Akşam beşte konserler başlıyordu. Yasemin Mori çıktığında NeoBeat Kuşağı ile konser alanına doğru geçtim. Bizimkilerin ellerinde pankartlar vardı. Yasemin Mori’yi ekranda görmüşsem de dikkatimi pek çekmemişti ama sahne performansını başarılı buldum. Güneşin tam batışı sırasında dansı çok etkileyici geldi. Bizimkiler tam o sırada ne yapıp ne edip dev ekranda saniyelik de olsa NeoBeat pankartını göstertebildiler ve sonrasında Yasemin Mori NeoBeat Kuşağını ve Jim Morrison’ı anmayı unutmadı. Bizler çıkışa doğru ilerledikten sonra Yasemin Mori yanımıza geldi. Birkaç fotoğraf çekindik ve hep birlikte saçmaladık. 
Hem Cem Adrian’ı hem de Nevi severim aslında ama Yasemin Mori enerjisinden sonra bir andaki durgunluk hoşuma gitmedi. Ama kumsalda yıldızların altında izlemek hoş oldu. Bir festivalden enerjinin hep yüksek olmasını isterim. Moğollar üzerine bence konuşmaya gerek yok. Adamlara helal olsun halen daha bu enerji ile ortalığı yıkabiliyorlar. Mor ve Ötesini çadırımda uyuyarak dinledim çünkü artık yorulmuştum. Çadır alanında ses çok daha temiz geliyordu hem.




Deniz, kum, güneş ve sokakta vakit geçirme derken festivalin ikinci günü yine konserler başlamıştı. Marsis’in Karadeniz dalgası insanları coşturdu. Ardından deneysel müzik yapan Babazula çıktı ve mükemmel bir performans sergiledi. Festivalde en başarılı bulduğum gruplardan biriydi ki Babazula’yı bekliyordum zaten. Ardından Büyük Ev Ablukada ise olayı bitirdi. Bir diğer çok beğendiğim grup oldu. Peşine Pilli Bebek de cila gibi geldi. İkinci günün grupları çok eğlendirdi ve coşturdu. Ayrıca sahneye yakın izledik hep. Yalnız Duman zamanı herkes ön tarafa yığılmaya başladı. Bırakın kol kaldırmayı nefes alacak alan kalmamıştı ve çok darlanmıştım. Duman’ı beklemeden konser alanından ayrıldım S. ile görüşmek için. O şekilde izlemenin mantığı yoktu bana göre. Sadece sahne performanslarını izleyememiş olacaktım ki gelen yorumlar Duman’ın düşük kaldığı yönündeydi. Duman bir ara mola vermek için şöyle dedi: “Gençler şimdi siz takılmak istersiniz, biraz biz de takılalım.”




Festivalin son günü gelip çattı. Gündüz festival alanı dışında oturduk biraz. Zaten insanların çoğunluğu alan dışındaydı. Çünkü içeride alkol daha pahalıydı ve birçok yer güneş alıyordu. Gölge yerlerde insanlar oturup, marketten aldığı alkolünü içip, şarkılar söylüyorlardı. Yani dışarıda ayrı bir festival vardı. Şaraplarımızı içtikten sonra dörtxdört’ün konserinde alana girdik. Memleketli birkaç arkadaş da var. Geyikler havada uçuşurken baya eğlendik. Ogün Sanlısoy sırasında kumsalda voleytopu ile paslaştık. Uzun aradan sonra topa el değdirmek çok güzel geldi. Ciğerlerim dışında performansımdan pek de bir şey kaybetmemişim onca yıla rağmen. Ayağımda ve bacağımda yaptığım yara izi de hatıram oldu. Kumda yuvarlanıp, zıplyıp, atlayıp iyice kirlenmek güzeldi. Kurban’ın çıkmasına yakın zaman konser tarafına geçtik. Konserde gerçekten eğleniyorduk Kurban ve Hayko Cepkin’de arkadaşım omuzlarına aldı beni. (Düşün benim cüsseyi taşıyabilen bir varlık.) Hayatımın çok güzel anlarından biriydi diyebilirim. Sahne sanki sana şarkı söylüyordu. Herkesin nasıl eğlendiğini yukarıdan görebiliyor; birebir ve toplu sinerji yaratabiliyorsun. Hayko Cepkin’in performansı ile ilgili daha önce çok güzel yorumlar duymuştum ki bu sefer de çok başarılıydı. Bitiriş konuşmasını çok iyi yaptı. Pentegram’da ise hayatımda sallamadığım kadar kafa salladım. En son artık başım ağrımaya başladı. Başarılı konserler ardından artık festival sonlanmıştı. Herkes son gecenin tadını çıkarmaya sabaha kadar sohbet ederek devam etti. 

Saat kaçtı hatırlamıyorum ama daha sonra organizasyon ekibinin bitirme kutlamasına da katıldım ben. Festival ile ilgili küçük ama aslında gerçekleşmesi için büyük bir bilgi aktarayım. Biliyorsunuz Zeytinlifest bundan dört sene önce gerçekleşmişti. Bu kadar zaman sonra tekrar yapılması Umut Kuzey’in başı çekmesi ile meydana geldi. Evet, festivalde benim gibi birçoklarına göre büyük eksiklikler vardı ama elbette haklı açıklamaları vardır ama bizler yine de eğlendik ve keyif aldık. Bundan sonra devam ettirmeyi başarırlarsa eksikleri tamamlayacaklarını düşünüyorum.




Zeytinli merkezi. Ufak, yazlık evlerin bulunduğu sahil yeri.


Festivali genel olarak değerlendirmek gerekirse her ne kadar organizasyonda eksikler bulunsa da çok eğlendiğimi itiraf etmem gerekir. Dört sene sonra tekrardan yapılmasına önayak olan isim ise şarkıcı Umut Kuzey.

Öncelikle konser dışındaki saatlerde insanların vakit geçirebileceği etkinlikler yoktu. Daha sonra şu an hatırlayamadım bir üniversitenin bir ekibi bir şeyler yaptı ama pek yaratıcı değildi ya da ilgi çekici. Kazananlara beleş bira ödüllü veriyorlardı ama oyunlar neydi onları bile hatırlamıyorum şu an. Hele müzik hiç yoktu. Kumsalda yüzerken müzik bekledim açıkçası. Festival alanında gölge yerlerin çok fazla olmaması insanları alan dışına itti. Ayrıca alkolün fiyatının gündüz ve gece farklı olması taksi müşterisi hissiyatı yarattı. Doğal olarak insanlar içmek için esnafa yöneldi. Yemekhane kısmını çok fazla denemedim. Ama 5 liralık yemek alacaksanız da 1er liralık kağıtlardan oluşan en az 10liralık yemek fişi almak zorundaydınız. Yani anlayacağınız yemek için de insanlar esnafı seçti. Çevredeki evler bile bina başlarında köfteci arabası açtılar. Herkes köfte yemekten kabız oldu yani! Festival son günü Tansaş bile bira da indirim yaptı. Son konserlerde ise biralar ücretsiz verildi içerde. Tuvaletler felaketti. Cehennemi yaşadık. İnsanlar sırf rahat işemek için o buz gibi suya atlayıp çıkmıyorlarsa ne olayım! Sonraki senelerde listeye yabancı grupları da katarlarsa çok daha sevimli bir festival olacağını düşünüyorum.

Son olarak hayatımda gittiğim ilk festivaldi. Bu sene birçok festivale gitmeye niyetlendim ama asıl gitmek istediklerim çok pahalıydı. Zeytinlifest ucuz olması açısından artı puan aldı benden. Ama seneye tekrar gider miyim emin değilim. Gelecek gruplara bağlı olarak fikrim şekillenebilir.

FOLLOW ON

Yorum Gönder