13 Eyl 2014

İznik Gölü, Bursa


İznik ayrımında tırdan indik. Hava zifiri karanlıktı. Gökyüzü yıldız denizi, etraf ise yol ve yeşillik sadece… Fenerle otostop çekmeye çalıştık. Giden gelen araçlar vardı. Çok da in cin top oynayan bir yol değildi. Yük arabasına benzer bir araç durdu. Ailesi ve çocukları ile evine gidiyordu sanırım. 

“Yerimiz yok, yoksa alırdık.” 
“Arkada da gideriz biz.” dedik.
“Tavuk kokuyor ama.”
“Bu karanlıkta beklemektense kokuya dayanabilirim.” dedim.

İçinde tavuklar var sanıyorduk ama daha önce tavuk taşınmış ve şimdi boştu. Zaten beş dakika sonra kokuya alıştık. İznik merkeze kadar götürdü bizi. Osmanlı ve Selçuklu başkentliği yaptığı için İznik tarihi yerlerden biri. Yolunuz düşerse gezmenizi tavsiye ederim. 

Gece kamp  yapmak için Yenişehir’e geçtik. Kamp alanı olduğunu söylediler. Yalnız, esnafa sorduğumuzda Yenişehir kamp alanı ile ilgili hiç güzel şeyler söylemediler. Parkta çadır kurmamızı önerdiler. Biz parkta herkesin içinde kurup, sabahın köründe de toparlanmak istemedik ve zabıtayı da dinlemeyip Yenişehir’e geçtik. 

(Kamp yapacak yer bulamayınca zabıta ile görüşüp durumu bildirdiğinizde o gecelik size uygun bir yer gösterebilirler. Bunu da alternatif olarak akılda bulundurabilirsiniz.)





Kamp alanına vardığımızda gayet sessiz ve sakin görünüyordu. Ufak bir kulübesi olan Kazım Amca ile tanıştık. Akşam sofrasına davet etti bizi. Kendisi arkadaşı ile rakı içiyordu. Bize de bira ve şeftali ikram etti. Sonra başladı İznik ile ilgili bir şeyler anlatmaya. Bir saate yakın sohbetten sonra günün yorgunluğu kendini hissettirmeye başlamıştı. Biz de çadırlarımızı kurup uyuduk. Günü yorgun ama mutlu bitirmiştik.  

Sabah kuş sesleri ile gözümü açtım. Çadırımdan dışarı çıktığımda gündüz gözü ile İznik Gölü karşımdaydı. Tamamıyla ayılmak için hemen çarşaf gibi göle girdim. Biraz yürüdükten sonra gölün derinliklerine doğru kendimi serin sulara teslim ettim. Artık ayılmıştım! 


Bu sevimli şey misafirimiz oldu. Bizi sevdi, biz de onu sevdik. 


Poz da veriyor şapşal. Bakışları kes :)



Birkaç saat daha İznik Gölü’nün tadını çıkardıktan sonra toparlanmaya başladık. Öğleden sonra zaten esmeye başladı. Sabahın dinginliği geçiyordu. Hemen gölün oradaki yoldan Bursa arabaları geçiyordu. O kısma yürürken domates bahçesi gördük. İkişer tane domates hacıladıktan sonra bir araç durdu. 

"Festivale doğru otostop" bir sonraki yazıda.

FOLLOW ON

Yorum Gönder