7 Haz 2014

Gerçeğe dokunun


Sürekli internet kullanmamın başkalarını rahatsız etmesi dışında artık beni de rahatsız etmeye başlamıştı. 

Aslında, eski kafa işleri daha çok seven biriyim. Ama bu çağın çocuğu olmanın "götürüsü" olsa gerek ki zamanımın çoğunu teknoloji emiyor. Yine de bunun için tamamıyla kötü diyemiyorum. Boş işlerle uğraşmıyorum sonuçta. Yapmam gereken birçok şeyi oradan gerçekleştiriyorum sadece. Film izliyorum, kitap okuyorum, araştırıyorum, sohbet ediyorum ve sevişiyorum... Hatta internet ile alakalı bir işte çalışıyorum, sevdiğim şeyleri bilgisayar başında yapıyorum. 

25. yaş günümde düşündüm sonra. "Ne yapıyorum ben?" dedim. Evet! Gelecek, teknoloji ama o gelecek daha içinde bulunduğum zaman dilimine gelmedi. Kendimi bu kadar bir kutu içine hapsetmemeliyim. Odamda dört duvar içinde, dünyaya bir ekrandan bakıyorum. Gerçek sohbetler, gerçek aşklar, gerçek keşifler yapmalıyım.

İnternetin sunduğu sonsuz keşif biraz da korkutucu gelmeye başladı. Birbiri karşısındaki iki aynanın yansıması gibi bir makale içinde verilen bağlantıya tıkladığımda anında yeni bir bağlantıya rastlamak kalbimin hızını arttırıyor. O kadar çok keşfedilecek şey var ki ömrüm yetmeyecek gibi geliyor. 

Bu endişeyle yaptığım hiçbir şeyden ne zevk aldığıma ne de anladığıma karar verdim. 

Heyecana ya da endişeye gerek yoktu. Sanırım, bu, internet ve sosyal medya dünyası ile daha çok beğeni alma, daha çok yorum alma, daha çok okuduğunu, daha çok izlediğini, daha çok dinlediğini, daha çok arkadaşın olduğunu vs göstermenin ve başarmanın önemli olduğunun lanse edilmesi ile ilgiliydi. 

Güzel şeyleri tadında yaşamak daha anlamlıydı oysa. 

İnsanların sokaklarda birbirlerine karşı çekingen ve nefret dolu olduklarını gördüm. Güvensizler birbirlerine. Yaş aldıkça insanın kırılganlığı artıyor. Yine de bu kadar bırakmamalıyız kendimizi ne de birbirimizi... Klavye başında değil de dışarıda arkadaşlıklar edinmeli, dışarıda aşkı yaşamalıyız. Görmek istediğimiz yerleri görsellerde değil de sokaklarda aramalıyız. Alıp kitabımızı çimlerde okumalıyız. Oyun davetleri yollamak dışında arkadaşlarımızı evimize davet edip birlikte sinema keyfi yapmalıyız. 

Teknoloji, internet vs bunlar kötü ya da yararsız değiller elbette ama kullanmasını bilmeliyiz. Asıl dışarıda yaşanılacak bir hayatın olduğunu hatırlamalı; gerçeğe dokunmayı kaçırmamalıyız.

FOLLOW ON

Yorum Gönder