25 Nis 2014

İstanbul Modern Müzesi | Ücretsiz perşembeleri

Çalıştığım zaman epey zaman İstanbul Modern'e gidememiştim. Hazır boşum, yağmur demedim kaldırdım kıçımı ve yol aldım. Perşembeleri de zaten ücretsiz. Ücretsiz olunca sanatı daha çok seviyorum :P İçerisi çok büyük olduğu için çeşitli birkaç sergi bulunuyor.

Barbara ve Zafer Baran'ın Rasathane sergisi beklediğim tatmini sağlamadı. Geçmiş ve Gelecek biraz daha tarihsel değişimi anlatsa da soyut resimleri yine de anlamadım. Sergi gezmeyi seviyorum ama bu konuları çok bildiğimden değil bir şeylere bakmayı seviyorum; anlamasam da. En azından bir emek var ve sanatçıyı anlamaya çalışıyorum. Komşular sergisi ise ilginçti, Türkiye ve çevresinden güncel anlatılar diye geçiyor. Eğitim sistemi ile ilgili de güzel bir çalışma vardı. Ama İstanbul Modern'de en çok karanlık odalardaki o kısa filmlerde vakit geçirmeyi seviyorum. Çok ilginç konuları sergileyebiliyorlar. 

Sergide fotoğraf çekmek yasak olduğu için çaktırmadan birkaç kare alabildim, o da telefon ile. Görüntüler pek iyi değil. Ama vaktiniz varsa ziyaret edin derim. Perşembe günü hem ücretsiz hem de akşam sekize kadar açık. 

Sergiden sonra eve dönerken Bostancı Mc'de bir şeyler yedim. Dışarıda otururken yaşlıca bir adam geldi ve aynen şöyle dedi: "Sen sanırım kafadan kıytırık nedir bilmiyorsun?" Elimde hamburger ile kaldım. "Ne alaka, neden bunu bana diyorsunuz?" dedim. "Yok, sen kafadan kıytırık nedir bilmiyorsun evet."

Tekrar ettim. "Ne alaka amca?"

"Yemek yiyorsun burada böyle ama bak karşında oturan kafadan kıytırık. Sen ne yiyorsun ki öyle?"

Karşıma baktım ve sadece boş bir sandalye vardı. Çalışan çocuğa kaş göz yaptım. Sonra yolladılar. "Kafadan kıytırık o biraz gelir konuşur." arada dedi.

Deli deliyi mi çekiyor anlamadım ki arkadaş.

Bu çalışmaya bayıldım. Fotoğraf biraz sönük çıkmış ama yakından bakarken muhteşem gözüküyor. Nazım Hikmet'i anlatıyor zaten.

FOLLOW ON

Yorum Gönder