27 Haz 2013

Gezginlerin uğrak yeri kanepeler! Couchsurfing...

Gezgin ruhlu biriyseniz ve aynı zamanda az parayla çok seyahat etmek istiyorsanız, couchsurfing tam size göre. Büyük ihtimal birçoğunuz duymuştur. Hiç tanımadığınız, bir kere bile görmediğiniz insanlara evinizi açtığınızdan güvenip güvenmemek konusunda sıkıntı yaşamanız normal. Bunu anlamak için çeşitli yöntemler olabilir ama insanoğlunun sağı solu belli olmadığından sizi şaşırta da bilir. Kötü bir şeyin başınıza gelmesi ihtimali yine de düşük. En azından bu kadar insan arasında benim başıma gelmedi.

Siteye üye olduktan sonra profil oluşturuyorsunuz. Yeni açılmış bir profilde referans olmadığından kişi hakkında iyi biri mi kötü biri mi diye düşündürebilir. Evinize birini misafir ettikten ya da siz misafir olduktan sonra couchsurfing profili üzerinden deneyiminizi karşı taraf için yazıyorsunuz. Buna referans deniyor. Sizin profilinize giren insanlar bu referansları inceleyerek sizin https://www.couchsurfing.org/ ve nasıl bir arkadaş olduğunuz hakkında bilgi edinmiş oluyor. Ayrıca, güvenirlik konusunda onaylanmış profil seçeneği de mevcut. Cüzi bir miktar ödeyerek profilinizi onaylayabilirsiniz.

Profilinizi içinizden geldiği gibi tam doldurmanızı öneririm. Couchsurfing hesabı olan arkadaşlarınızı ekleyebilirsiniz ve onlara da referans yazdırabilirsiniz. Zaten arkadaşlık eklerken, nereden tanıyorsunuz kısmında çeşitli seçenekler mevcut.
Bu profili açtığınızda birilerini misafir etmek zorunda değilsiniz. Burada paylaşılan etkinliklere katılmak için de profil oluşturabilirsiniz. Çeşitli amaçlarla CS buluşmaları düzenleniyor. İsterseniz dil geliştirmek, yeni insanlarla tanışmak ya da kız/erkek tavlamak (Böyle arkadaşlar da mevcut.) için bu organizasyonlara katılabilirsiniz.

Profilinizi oluşturduktan sonra bir sürü yerli ve yabancı mesaj gelecektir. İçlerinde kötü niyetli olanlar da olacaktır. Dikkate almamak en doğrusu. Bu tarz insanlar gerçek hayatın içinde de oluyor. Buna engel olamazsınız. Gelen mesajlardan size uygun olan kişiyle iletişime geçerek sonuca bağlarsınız. Bu şekilde yeni kültürleri, insanları tanıma fırsatı elde edersiniz. Ayrıca bir kişiye yardım etmiş olursunuz. Dilinizi geliştirmek için de güzel bir yöntem.

Korkmanıza gerek yok. Olayın tadını çıkartın ve siz de gezilerinizde bu yolu deneyin. Hatta Türkiye içindeki seyahatleriniz de bile tercih edebilirsiniz.

Her gelen kişi ile yakın diyalog kurmak zorunda değilsiniz. Her gelen kişiyi çok sevmeyebilirsiniz de. Şunu da unutmamak gerekir, her yeni bir insanda yeni bir tecrübe edinirsiniz.
Dostluklar…

13 Haz 2013

Toplu taşıma aracında kitap okuma


Merhaba,
İstanbul trafiği her ne kadar sinir bozucu da olsa kitap okuma bakımından size zaman yaratıyor. Bu bakımdan olaya biraz pozitif bakıyorum. Bazen o kadar yoğun oluyor ki insan, o yolculuk sırası, tek kitap okuma zamanınız olabiliyor. 

Dün Haseki Hastanesi'ne bir ziyaret için gittik. Dolaysıyla tramvayı kullandık. Yanımda bir kadın oturuyor. Bir an kalkacak sandım ve kenara bacaklarımı çekerken: "Yo, rahatsız olmayın. İnmiyorum şu an." dedi.

Ve ardından...

"Yanlış anlamayın, ama siz kitap okuyorsunuz. Bir şeyi çok merak ediyorum. Çok istiyorum ben de yolculuk esnasında kitap okumak, ama biraz baktım mı sayfalara hemen midem bulanıyor. Siz nasıl başarıyorsunuz bunu?" dedi.

Ve ben...

Önce beynim bir dakika tüm işlevini durdurdu. Error verdi kısa süreli.

"Eee, hımmm, ehehe... Şey, bence bu yapınızla alakalı bir şey olsa gerek."

"Yo, hayır. Onla ilgili değil. Birçok insanın başına geldiğini gördüm. Sanmıyorum."

O sırada ben halen daha kendime gelmeye çalışırken, bir yandan da nasıl cevap versem diye düşünüyorum. Ne diyo la bu diyorum.

"Yani bence, işte, bu, biyolojik yapıyla falan alakalı olabilir" (O sırada, mantıklı bir cevap bulmaya çalışıyorum)

"Bence öyle değil, ama siz ne öneriyorsunuz? Kusura bakmayın, göz hırsızlığı yaptım biraz. Bir sayfa okudum ve sonra başımı kaldırmak zorunda kaldım. Midem bulandı tekrardan." dedi.

"Valla, başıma böyle bir şey gelmediği için bir şey öneremiyorum size kusura bakmayın." dedim.

Sonra şükür ki arkadaş indi. Bu şekilde diyalog uzayacak diye korktum. Çünkü buna bir cevabım yoktu. Gerçekten toplu taşıma içinde ilginç muhabbetlere tanık oluyorum. 

12 Haz 2013

İyi ki doğdum, iyi ki direniyorum!


Bugün doğdum, 24 oldum, 20 senelik tecrübeyle doldum...

Zamanın çabuk geçtiğini herkes bilir. Arkamızı dönüp baktığımızda geçmişe ,çok şey görürüz. Güzel şeyler yaşamışızdır. Ağlamışızdır. Canımız yanmıştır. Kahkahalarla gülmüşüzdür. Kalbimiz sızlamıştır; belki üzüntüden belki de mutluluktan...
***
Hayat ilginç gerçekten. Planladığınız gibi asla gitmez. Çoğu zaman şaşırtır bizi, ama gülümsetmesini de bilir. 

Konuların karışık olduğu bu son zamanlarda bir doğum günü ne kadar mutlu kutlanır bilmiyorum. Zaten doğum günü kutlamaları da küçük yaştayken güzel.  Bildiğim bir şey var, dışarıda bir tarih yazılıyor. Aynı birilerinin bazı oyunlar yazdığı gibi.

Halk mücadele ediyor. Ne için? Özgürlükleri, hakları ve insanca yaşamak için! 

Türkiye o kadar geniş ve mozaik bir ülke ki içinde birçok farklı düşünceden insan var. Önemli olan bu farklılıklar içinde saygı ve barış ile yaşayabilmeliyiz. Her ne kadar çoğu zaman umutlar boşa desem de, biliyorum bunu başarabiliriz. 

Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan birçok kişi var. Her zaman da olacaktır. Siyaset ve devlet böyle bir şey. Biz birey olarak bir toplumda yaşıyorsak orta yolu bulabiliriz. Toplum sözleşmesi bunun için vardır. 

Sevgili arkadaşlar, bu geçen zor günlerde fikirlerimizi öncelikle bir kenara kısa süreliğine koyalım. Birbirimizi anlamaya çalışalım. Birbirimizle kavga etmeden tartışalım! Egolarımızı atalım. Üç günlük ölümlü dünya. Bugün varız yarın yokuz. Daha güzel bir dünya hep birlikte mümkünken, bazı kişilerin ceplerini doldurmak için boyun eğmeye gerek yok. 

Bu mücadele sadece Ali'nin, Ayşe'nin değil. Orada olmayan, orayı desteklemeyenler için de. Farkına vardığınızda anlayacaksınız ve biz bunun için mücadelemize devam edeceğiz. 

İyi ki doğdum, iyi ki direniyorum!