29 Nis 2013

Yasaklar ülkesindeki Halice!


Not: Notlarımı karıştırırken böyle saçma salak bir yazımla karşılaştım. Paylaşmamış olmayayım hani :P

Bugün size bir masal anlatacağım. Hani küçükken "Alice harikalar diyarında" diye anlatırlardı bizlere. Bu ise Alice’in tornu Halice’nin gezgin hikayesi. 

Halice, bir gün ninesi olan Alice çok sinirlenmiş. Ergenlikten yeni çıktı ya. Bir afra tafralar... "Ben büyüdüm, kendi kararlarımı verebilirim" diye almış çantasını yollara vurulmuş. Alice ninenin son dediği şeyi duymamış tabi: “Artık dünya o kadar da harika değil!”

Halice mutlu mesut yolculuğa başlamış. O kadar çok hevesliymiş ki yeni kültürler görecek, yeni insanlar tanıyacakmış. Özgür kuş gibi bir daldan dala konacakmış. Bineceği dalın da sağlam olması gerektiğini akıl edecek mi? Bok vardı; geziyorsun. Otur evinde. Çeyiz falan diz. Ama bu Halice bilmez çeyiz meyiz. 

Halice, her bir adımda hiçbir şeyin aslında öyle olmadığını yavaştan görmeye başlamış. Kitaplarda okuduğu gibi, fotoğraflar da gördüğü gibi değilmiş. Yavrum Halice dünya değişti haberin yok! 

Her bir sokakta aç insan. Kentler solmuş. "Ama fotoğraflarda yeşildi bu dünya!"  Küresel ısınma diye bir şey bilmezsen küresel keriz olursun böyle işte. Dünya tekken ikiye bölünmüş.  Zenginler ve Fakirler. Fakirler çöplük içinde yemek ararken; zenginler bu kaosun ortasındaki gökdelenlerde şampanya patlatıyorlarmış. Zamanı gelince bu uzun gökdelenler onların da kıçlarında patlayacak; haberleri yok sadece!

Sonra, Halice oradan oraya gezerken kendini yasaklar ülkesinde bulmuş. Tabi daha haberi yok. Sonra birden düşünmüş Alice "Ninem napıyor? Çok yüklendim çıkarken kadıncağıza. Bir internet kafe bulayım; hal hatır sorarım." diye. Nine de çakal gibi ya biliyor her şeyi. 

Halice 5 numaralı masaya oturur. "Bu arada girmişken azıcık sörf de yapayım" demiş. Youtube'a girmiş iki komik video izleyeyim; damdan düşenler, ağaca çarpanlar falan... Karşısına kocaman mahkeme kararı çıkmış. Youtube yasakmış!!!

Birkaç ay burada sürttükten, pardon süründükten sonra bazı şeylerin hiç de normal olmadığını düşünmüş. Baştaki Landlord elindeki kalemle adeta Zeus misali yurt genelinde fırtınalar estiriyormuş. Duymak istemediği tüm kişileri içeri tıkıyormuş. Hatta kendi konuşması sırasında havlayan bir köpeği bile özel işkence odasına koyduğu dedikoduları dönüyormuş. 

Sonra bir anda net görmeye başlamış Halice. Etraftaki herkesin ağzı siyah bantlarla kapalı. Gören gözler aslında görmüyor, duyan kulaklar ise sağır olmuş. Sözde serseri takımı etrafta toplum huzurunu bozuyormuş. "Seks yaparken odanızda kamera olmadığına dikkat edin." gibi duvarlara anarşist yazılar karalıyorlarmış. El altından telefon dinlemeyi engelleyici cihazlar satılıyormuş. 

Halice, "En iyisi ben geri döneyim. Gittikçe dünya her yerde boka dönüyor. Yasaklar, haraplar..." diye masal kitabı diyarlarına geri dönmüş. Bu masal da burada bitmiş. Dağılın şimdi!

Yorum Gönder