26 Nis 2013

Sizin ölüm senaryolarınız neler?



Herkes ölümü bekler bir şekilde. İnsan doğar, yaşar ve ölür. Her ne kadar bunu düşünmek önemli değil desek de aklımızın bir köşesinde daima durur ölüm. Peki, siz hiç nasıl bir sonla dünyaya veda edeceğinizi düşündünüz mü? Saçma ya da komik olabilir, ama birkaç son senaryom var.

Senaryo 1: 
Hayatın ağır koşullarına dayanamayıp kafı yerim ve en son tımarhanelik olurum. Tımarhanede bir boşluğa bakarken bulacakmışım gibi hissediyorum. Ölene kadar burada yaşıyorum.  Gözümde böyle bir sahne canlanıyor. Eğer bir gün tımarhaneye gidersem, sevgili blogdaşlarım bana birkaç kutu en karmaşığından ve parçalısından puzzle yollayın! Eğlenceli olur. Lakin bu şekilde keyfim de yerinde olur.

Senaryo 2: 
Yine acıklı bir son daha kurguladım. Hayatın artık çekilmez ve yaşanmaz bir yer olduğuna karar veriyorum. Tüm evi temizliyorum. (Klasik intihar sahnesidir zaten bu.) Banyoya su dolduruyorum; bileklerimi kesiyorum. Cok acıklı bir son! 

Senaryo 3:
Güneşli bir hava. İnsanlar mutlu mesut işlerine doğru yol alıyor. Yeşil ışık yanmış ve karşıdan karşıya tam geçerken dengesiz bir sürücü PAT çarpıyor bana! O an tüm yaşamım saniyeler içerisinde gözümün önünden geçiyor (Bu olayı gerçekten nasıl oluyor anlamıyorum, insan beyni işte.) 

Senaryo 4: 
Uçak ile bir yerden bir yere gidiyorum. Benim olduğum uçağı bir azılı sapkın kaçırmış. Birini rehin olarak almış ve ben kahramanlık yapmaya çalışıyorum. "Kapa çeneni sürtük." diyor ve bir el ateş ediyor alnımın ortasına. Hemen ölüyorum.

Senaryo 5:
Altın vuruş yapıyorum. Ertesi gün acıklı hikayem posta üçüncü sayfa haberi oluyor. 27 yaşımı geçersem böyle bir senaryo gerçekliğini yitirir zaten. Maksat kulübe katılmak.

Senaryo 6:
Ve ecelimle ölürüm. Herhangi bir yaşta. Her hangi bir şekilde. Ölünce görürsünüz. Arkamdan uzun süre konuşun pıtırcıklar!
Çok fazla film izlememem lazım! 
Yorum Gönder