5 Oca 2013

Madde 7: Charles Bukowski'nin tüm kitaplarını oku

Okuduğumuz kitaplarda beğendiğimiz, bizi güldüren, düşündüren cümlelerin altını çizer ya da not alırız. Ben altını çizerim. Zaten elimdeki kitapların içi çizilmiş, not alınmış olur bol bol. Bu şekilde seviyorum. 36 Madde listemde tüm Bukowski kitaplarını oku maddesi bulunuyor. Okudukça altını çizdiklerimi paylaşacağım blogta. Bu yüzden fazla söze gerek yok.

Sıradan Delilik Öyküleri
  • Namuslu is yok.
  • Dünyanın tamamı yasal cinayet bokunun içinde yüzüyordu.
  • "Neyiniz var sizin?" diye bağırdım onlara. "Kuşların saçımıza gözümüze sıçmalarından bıktık! Bu kuşu halledip dama fırlatacağız  başına gelenleri diğerlerine anlatacak. 'Bu orospu çocuklarının şakaları yok! Onlardan uzak durun!' diyecek. Bu güvercin sayesinde öbür güvercinler üstümüze sıçmaktan vazgeçecekler."
  • "Isa psikiyatrların ve egoların en büyüğüydü -Tanrının oğlu olduğunu iddia etti. Paragözleri kiliseden attı. Yaptığı en büyük hata. Sıçtılar ağzına. Bir çivi tasarruf etmek için ayaklarını üst üste çivilediler. Ne boktan is." 
  • Üniversite öğrencileri önyargılı değillerdi zaten. Tek bir şey istiyorlardı -onlara bilerek yalan söylenmesin. Haklıydılar.
  • "Özgür bir ülkede yaşıyoruz, ben..."  / "Özgür bir ülkede yaşamıyoruz -her şeyin bir sahibi, her şeyin bir fiyatı var." / "Ama ben istediğim yere oturmakta özgürüm, ben de senin gibi giriş ücreti ödedim, sen bana ne yapacağımı söyleyemezsin." /  "Beni rahatsız etmediğin sürece istediğin yere oturursun elbette, kaba ve aptalca davranıyorsun, uzun lafın kısası, beni UYUZ ediyorsun."
  • O barda kalmamakla hata etmiştim, kızın teki duvardan çıkıp barin üstünde dans etmişti; kırmızı saten külotunu yüzüme sallayıp durmuştu, komünist komplosu muhtemelen, başka ne olabilir?
  • Alışveriş merkezlerini sevmiyorum! alışveriş merkezlerinde olmaktan hoşlanmam! orada oturup mermer fıskiyeyi seyredersin, bir karınca geçer, ya da bir tür böcek can çekişmektedir önünde, bir kanadı hareketli diğeri hareketsiz, yabancısındır. iki-üç kisi sana buz gibi bakar, sonra garson gelir nihayet, kirli külotunu bile koklatmaz sana, ama kazulet karinin tekidir ve bunun farkında bile değildir, istemeye istemeye siparişini alır. bir kola, sıcak ve bükülmüş bir kağıt bardakta getirir kolayı, canin kola filan çekmiyordur aslında, içersin, böcek hâlâ can çekişmektedir, otobüs hâlâ gelmemiştir, mermer fıskiye toz kaplıdır, her şey yapaydır, anlıyor musun? tezgaha gidip bir paket sigara almak istesen biri gelene kadar beş dakika geçer, oradan çıktığında dokuz kez tecavüze uğramış gibi hissedersin kendini.
  • "Hank, su salak haline bak,' dedi, 'önünde kocaman bir şey sarkıyor, arkan boş!"
  • Dünyanın duvarlarının içinde kafayı yemiş, talihi kimin söndürdüğünü merak ediyor...
  • "Cehennemi günler yaşıyorum," dedi, "gerçek bir insanla konuşmayalı aylar oldu."
  • Dışarıda -nereye baksan: marketlerde, fabrikalarda, postanelerde, pet dükkanlarında, beysbol maçlarında, siyaset bürolarında içeride gördüğümden daha çok deli görmüştüm. Zaman zaman bu adamın akil hastanesinde ne isi var, diye soruyordun kendine. Bobby vardi mesela, gayet düzgün biriydi, muhabbeti hoş; bizi iyileştirmeye çalışan psikiyatrların çoğundan daha akli başında görünüyordu hatta. Psikiyatrların çoğu kendi akıllarından şüphe ettikleri için psikiyatr oluyorlardı.
  • Tanrı beni affetsin, ve tanrı tanrıyı affetsin.
  • LSD ile renkli televizyonun tüketime üç aşağı beş yukarı ayni zamanda girdiği dikkatinizi çekti mi? birden patlayıcı bir renk cümbüşü ile karşı karşıyayız ve ne yapıyoruz? birini yasaklıyor, öbürünün içine ediyoruz, televizyon şimdiki ellerde yararsız, bunda tartışılacak fazla bir şey yok.
  • İnsani delirtebilecek her şeyi yasaklamaya kalksak toplumun yapısı altüst olurdu.
  • Başka bir adamın karisi ile yatmak güzeldir ama bir gün yakalanacağının da bilincinde olacaksın, hem bu zevki artırır, günahlarımız, onlarsız yapamadığımız anlaşılan kendi cehennemlerimizi yaratabilmemiz için cennette biçilirler, herhangi bir dalda yeterince sivrildiğin anda düşman kazanırsın, şampiyonlar kıçlarini her zaman kollamak zorundadırlar; halk onların kıç üstü kendi bok çukurlarına düştüklerini görmeye can atar.
  • Asit kötü fahişe gibidir, insani bitirir.
  • Bir LSD tribi hiçbir kuralın kapsamadığı şeyler gösterir insana; test kitaplarında olmayan, belediye encümenine şikayet edemeyeceğiniz şeyler. Esrar mevcut dünyayı daha katlanılabilir kılar sadece. LSD ise kendi içinde bir toplumdur zaten, toplumla uyum içindeyseniz LSDyi "sanrı verici madde" olarak sınıflandırırsınız muhtemelen ki meseleyi rafa kaldırıp kurtulmanın kolay bir yoludur ama sanrının tanımı hangi kutuptan hareket ettiğinize bağlı olarak değişir. Yaşanan her şey yaşandığı anda gerçektir. ..... İnsanin gördüğü her şey gerçektir, bir diş güç tarafından getirilmemiştir oraya, o dogmadan önce de oradadır. .... LSD değildir kötü tribinizin nedeni -annenizdir, Başbakanınızdır, komşunun küçük kızıdır, elleri kirli dondurmacıdır, zorla gördüğünüz cebir ya de İspanyolca dersidir, 1926 yılında kokladığınız iğrenç heladır, size uzun burunların çirkin olduğu öğretilmişken gördüğünüz çok uzun burunlu bir adamdır; müshildir, Abraham Lincoln Tugayi'dir, Franklin D. Roos-velt'in yüzüdür, bir fabrikada on yıl çalıştıktan sonra beş dakika geç kaldığın için kovulmaktır, sana altıncı sınıfta tarih öğreten o yaşlı bok çuvalıdır, köpeğinin arabanın altında kalması ve kimsenin sana yolu doğru dürüst tarif edememesidir, otuz sayfa uzunluğunda ve üç kilometre yüksekliğinde bir listedir bu.
  • "Evet. Hayvanlara aşığım. Sorunum insanlarla. Hayvanlarla gerçekten bütünleşebiliyorum. Bilemiyorum, gerçekten aklımı kaçırmış olabilirim."
Yorum Gönder