30 Tem 2012

Suat Derviş - Liz Behmoaras

"Reşat Fuat Baraner’in karısı olarak tanıtıldığında hiddetle ayağa fırlayıp “Ben, yazar Suat Derviş’im! Kimsenin karısı olarak yâd edilemem!” lafıyla 1905-1972 yılları arasında yaşamış bu kadının ne kadar o koşullarda ne kadar mücadeleci olduğu belli sanırım. Liz Behmoaras kitabın sayesinde çok daha iyi tanıdığım bu kadının hayatı etkileyiciydi. Cesaret, savaş ve bir şeyleri başarma amacı doluydu. Bendeki etkisi belki biraz da Suat Derviş'in yaşantısında kendimden parçalar görmemdi. 

Suat Derviş, 1905 İstanbul doğumlu yazar ve gazeteci. Osmanlı'nın son dönemi Cumhuriyetin ilk yılları bir kadın olarak işinde, hayatında var olmaya çalışan güçlü bir insan. Nazım Hikmet'in ilk platonik aşkı. Bilgili, kültürlü, başarılı ve aynı zamanda çekici bir kadın da. Fosforlu Cevriye'nin yazarı. Aktif olarak politika içinde de bulundu. Bundan dolayı zor zamanlar geçirdi. Birçok kere evlendi. 

Liz Behmoaras kaleminden "efsane bir kadın ve dönemini" yani "Suat Derviş"i okumanızı tavsiye ederim. 

27 Tem 2012

Princes' Islands: Heybeliada

Madde 18: Adalara git artık!
Number 18: Visit Islands

Dört senelik İstanbul yaşantım ardından sonunda adalara gitmeyi başardım. Geçtiğimiz pazar ani bir kararla yola koyulduk. Ne varsa plansız rotalarda var. Adalar turumun ilk ayağı Heybeli Ada idi. Bostancı'dan akbil ile 2 liraya ya da 4 liraya bilet alarak 20-30 dakikalık mesafedeki adaya gidebilirsiniz. Ayrıca Kartal ve Kabataş'tan da ulaşım mevcut. Bostancı'dan mesafe daha yakın. Şöyle bir durum var. Kabataş seferleri için akbil (motorda) geçerli değil.
I moved to Istanbul 4 years ago. But before last sunday, i haven't been Istanbul's islands. It is shit! Last sunday we suddenly decided to go Heybeli Ada (Princes' Islands). Unplanned thins is the best. Transport is 2 TL with ferry, but if you don't have akbil price is 4 TL from Bostancı, Kartal, Kabataş. Bostancı have shorter way, it takes 20-30 min.
Adaya birkaç metre kala çığırtkanlar: "Gel abla gel bizim yer daha güzel,
 burada yüz."
diye bağırmaya başlıyor. İndiğin anda seni tanıtım kağıtlarına boğuyor. 


Adada bisiklet turu yapıp hem de denize girebilirsiniz. Sabah erkenden giderseniz vaktiniz rahatça yeter, Biz 10 gibi oradaydık. Kahvaltı yaptık. Ardından A. ile bisiklet kiralayıp tura çıktık. Rahat bir şeyler giyin ve şapka almayı unutmayın. Seleli bisiklet almanız avantaj olabilir. Çünkü her yerde çöp kutusu yok, çarşı da bile. Bu yüzden biten pet şişesi, ya da yediğiniz atıştırma poşeti için sele ideal. 
You can rent bike and after swim. If you go on morning, time is enough. We went to almost 10. And time was so enough for us. Choose bike with bin. There is no basket for trash. Take hat. 

Bisiklet kiralama ise eskileri için 10 lira yenileri için 20 lira. Biz pazarlık yaparak yenilerini 15 liradan kiraladık. Tabi bu fiyat tüm gün için (akşam 6'ya kadar) Saatlik olarak da ücretleri farklı.
Rent price is 10 TL for old bike, 20 TL is for new one. Do bargain! We did, and we rented 15 TL for new bike (Until 06:00 pm). You can rent just for 1-2 hours. Then price changes.

Adada ulaşım faytonlarla sağlanıyor. Ada turu 50 lira. Ada halkı dolmuş gibi faytonlara binebiliyor. Bu çok hoşuma gitmişti. Motor kullanılması yasak. Sadece elektrikli bisiklet ve bisiklet var. Büyük olarak birkaç tane pikap tarzı araçlar var. O da taşınma ya da belediye işleri için belediyeye ait.
Transport is with coach as jitney in Island. But you can do coach tour with 50 TL. Big vehicle is ban. There is just 2-3 which for town stuff. You can use just bike or electrical bike.

Arkadaşlarımız yüzmek için bizden ayrılmıştı. Dilerseniz yaya, fayton ya da sahil kulüplerinin ücretsiz motorlarını kullanarak gidebilirsiniz. Yalnız çok pahalı. Normalde giriş 40 lira ama duruma göre 35-30 olarak ücreti indiriyorlar. Ada Clup koyda olduğu için daha temiz olabiliyor ama biraz daha eski. Green Beach Clup ise daha lüks ve yeni duruyor. 
We didn't swim but our frineds went to sea. You can go to beach with bike, foot or beach's free ferry. But enter is expensive, 40TL. Ada beach is in cove. So the water is better but it is old. Green Beach Club is more better for stuffs, i mean it is newer. 



 

















Şapka ipim de çok ciks!




Öğleye doğru acıkacaksın, bu yüzden yola çıkmadan önce hemen sahile yakın olan çarşıya uğrayıp mini bir piknik için bir şeyler ya da sadece atıştırmalık sandviç de alabilirsin. Geri dönmek zorunda kalmazsın. Ya da aslında piknik alanı çok uzak değil ama yokuş yollar; ne kadar kısa olsa da yoruyor, belki de en başta bunu halletmek iyi olabilir.
You will hungry! The best way buy from market and make picnic. But some picnic place is want to money as 3 TL. 

Unutmadan piknik alanına giriş paralı. 3 lira verdik.
İyi gezmeler ve dostluklar...

7 Tem 2012

Madde 36: Üniversiteden mezun ol

Merhaba,
Bu bir başarıdır! Benim için en azından. Bir dönemi alttan alıp herkes bir sene uzatmamı beklerken ben dört senede bitirmeyi başardım. Tüm aksiliklere rağmen. İkinci dönemde hafiften uyku problemleri baş göstermeye başlayınca altı kredilik İngilizce sınavının finalini uyuya kalarak kaçırdım. Neyse bütünleme var deyip sevinmeyin onda da uyuya kaldım! Eyvah dedim en fazla krediye sahip ders kesin sınıfta kaldım, ha siktir! derken gurur yaptım, kalacaksam kendim kalırım dedim diğer sınavlara girmedim (Bu kısımdan hiçbir aile bireyinin haberi yok! Şşş!) Tabi hata ettim! Diğer sınavlara girmiş olsam en azından fazla ders almak zorunda kalmazdım. Gençlik işte!

23 Haziran günü keplerimizi fırlattık havaya. Felsefem yakalayamayacağın kadar fırlatma idi! Ellerimizde Baskın Oran'ın Türk Dış Politikası ciltleriyle çıktık. Haber de olduk ^^ 

Yalnız güne çok gergin başladım. Biraz bende de hata olsa da gene bir aksilik beni buldu demeden geçemiyorum. Elbisemin içindeki astarı kısaltsın diye terziye vermiştim. Nasıl iş yapıyor anlamadım gösterdiğim yerden kıçıma kadar kısaltmış. Koşturmaca falan derken hiç deneme zahmetine girmedim ben de. Hatam burada. Siz siz olun güvenseniz dahi kontrol edin her şeyi! İki saat kalmış başlamasına ve benim giyecek bir şeyim yok. Çıldırmaya başladım, ben gitmiyorum diyorum anneme! Yeni elbise alacak vakit yok! Hemen içine yeni bir astar bulup, sağ olsun annemin liseden arkadaşı getirdi evden; o da törene geliyordu, bir şekil verdik. Lakin getirmese dışarı da beyaz astar da yoktu! 

Pembe pembe de hani! Gören "Barbi Doll" okulundan mı mezun oluyorsunuz diyor! Neyse sorunsuz güzel bitti ya, şahsen şu tören işi amma yorucu çıktı. Pek de esprisi yoktu. Organizasyonu demiyorum bile! 
Dostluklar...












3 Tem 2012

Graduation Dinner

At 21th of June, we had dinner for graduation. Girls generally excited about prom. I was also, but Sorite ( a kind of famous night club) is far be it from me, and the people who went to prom from our class was few and  so the price was expensive for this organisation. Instead of prom, we went to Fasıl (Turkish Classical Music) night at Pera Terrace Restaurant. Important thing is being together and have fun! We really enjoyed! 

21 Haziranda mezuniyet yemeğimiz oldu. Genelde okul bitimine yakın balo heyecanı iple çekilir. Bende de vardı aslında ama Sortie pek bana göre olmadığından ve bizim bölümden çok az kişi gittiğinden ayrıca sadece eğlence parası yüksek olduğundan gitmedim. Onun yerine biz de Pera Teras'ta fasıl yaptık. Önemli olan da zaten hep birlikte güzel bir vakit geçirebilmek. Gerçekten de çok eğlendik!





2 Tem 2012

Osmanlı Bankası Müzesi

Merhaba,
Geçtiğimiz perşembe ne yapsam diye düşünürken İstanbul Modernin perşembeleri ücretsiz olduğu aklıma geldi ve nerede beleş oraya yerleş felsefesiyle entel dantelliğime biraz daha oya işlemesi yapayım dedim. Sonra tekrar düşündüm ki burayı gezmek en fazla bir saatimi alır. Başka neler var diye google aramalarında biraz vakit geçirdim. Eski çalıştığım yerin hemen yanında Salt Galata varmış. (Bunu sonradan öğreniyorum tabi, yani salt galata ismini) 

Banka müzesi diye okuyunca biraz burun kıvırdım güzel olmaz diye. Lakin içimdeki müze aşkı gitmeme gibi bir şık tanımadı ayaklarıma. İyi ki gitmişim. ilginçti. Bina 3 4 katlı. Giriş katında büyük bir araştırma salonu, ikinci katında atölyesi, üçüncü katında mini bir sergisi vardı. Eksi bir katta ise müzeyi gezebiliyorsunuz. Ve Eylül'de yeni bir sergi geliyormuş. Haberini de vermiş olalım. Ne olduğu konusunda bir bilgi alamadım. 

Tek gittim gezmeye ve labirent gibi yapısı, demirli kapıları, zindan gibi odaları tırsıttı beni. Eski kitaplar, görkemli bina, karanlıkta aydınlatılmış hisse senetleri... Sevimliydi sonuç olarak. 

Giriş ücretsiz. Fotoğraf çekebiliyorsunuz. Kütüphaneden yararlanabilirsiniz. Ayrıca şuradan müze gezerken kulaklıkla dinleyebileceğiniz ses kaydının aynısını dinleyebilirsiniz. Müze sitesi de şuradan
Dostluklar...