17 Eki 2012

Kedilerim ve ben

Fındık Isırgan
Kedileri sevmezdim. Daha doğrusu yoğun bir sevgi bağı yoktu. Bazen kıl oldurdum da. Nankördür derler ya biraz ondan; biraz da yeri gelince bencil olabilmelerini kıskandığımdan sanırım. İlginçtir ki kedilere karşı bu duygular içindeyken bir kedi dövmesi yaptırdım. Bir anda oldu zaten. Saçlarımın pırasa gibi olmasından dolayı arkadaşlarım kedi tüyü gibi derdi. Kedilerle ortak noktam çok meraklı olmamız, bu yüzden kedi gibisin lafını çok duyardım. Son olarak biraz onlara özenmeden dolayı bu dövme yer aldı bende. 

Bir kedi için ilk defa duygulanmam ise komşumun misket adlı kedisine iki gün bakmamla gerçekleşti. Minicikti. Sürekli kucağıma gelip, göğsümde uyurdu. İkinci günün akşamı komşuma verdikten sonra çok kötü olduğumu hatırlıyorum.
Tüm bu gelişmelere rağmen, gece yatarken aniden bir kedinin yatağa zıplamasına halen daha ürküyordum. Tamamıyla kedilerle aramdaki buzlar erimemişti yani. Derken bir kedi sahibi oldum. Başlarda bazı hareketlerinden halen daha korkuyordum ama zamanla alıştım her şeye. Dışarıda hayvan sevmekle evde hayvan beslemek çok farklı. Sorumluluğunuz altındaki bu hayvanla birlikte her gün vakit geçiriyorsun. Çocuğun gibi yedirip, içirip, üstünü örtüyorsun. Geceleri el el birlikte yatıyorsun. Bunlar inanılmaz bir bağ kuruyor aranızda. Bir canlı, sizin türünüzden değil ama yeri gelince sizi anlayabilen, kendince hareketlerle ihtiyaçlarını anlatabilen, inanılmaz bir şey.
ve eski kedim Dirty
Kedi insanı mı köpek insanı mıyım bilmiyorum. Köpek beslemedim. Lakin bu kadar kedici olabileceğim aklıma gelmezdi. Yavrunuz, üzüldüğünüzde yanınıza gelip sıcaklık gösterir. Sizi asla terk etmez. Bunu bilmek güzeldir. Yalnızların kedisi olur diye bir yerde okumuştum. Bundan olsa gerek. 

Onu bu denli sevdiğinizi onunla birlikteyken fark edemezsiniz. Ta ki ayrılmak zorunda kalıncaya kadar ben farkında değildim. İlk kedim Diryt'den kopunca çok ağladığımı bilirim. İnsan kendi çocuğu gibi seviyormuş hayvanını. Dirty çok uslu bir kız. Kimseyi ısırmaz. Gece gelir yanına avucunun içine elini koyar yatardı. Yokluğu çok koydu yüreğime ama insan alışıyor. Her şey gibi. Kendi evladının acısına bile alışıyor.

Daha sonra başka bir yere taşınınca kendim bir kedi edindim. Hayvanların para ile satın alınmasına karşıyım. Sokaktaki yeni doğmuş yaralı bir kediydi. Başka bir kediye alışmak kolay olmadı aslında. Ondaki özellikleri aradım. Ailenin yeni üyesi uslu değil hiç. Aksine çok ısırgan, yaramaz ve oyuncu bir kedi. Ama tekrar bağ kurmaya başlayınca, kedi de kendini bana açınca her şey normale döndü. Bir kedide en sevdiğim şey gelip yanıma bana yapışarak uyuması. Şimdiki kedim Fındık Isırgan anasının kıçından ayrılmıyor. Uyurken çok fazla rüya görüp ses çıkartıyor. Hemen okşayıp rahatlatıyorum. Bir insan bir hayvan için bu kadar şefkatli ve sevgi dolu olabiliyorsa kendi çocuğuna sahip olma duygusunu düşünemiyorum.

Kesinlikle herkesin hayvan beslemesi gerek. Dünyaya, doğaya ve insanlara bakışına çok şey katıyor. Bir gün çocuk sahibi olursam çocuk yaşta hayvan beslemenin verdiği o bilgisel ve ruhsal noktaya gelmesini sağlayacağım.

Yorum Gönder