13 Kas 2011

we don't need no education

Yarın itibariyle vizeler başlıyor. Yoğun ve Stres dolu günler. Onbir sınav ve iki hafta. Çok yakında sinemalarda. Ben ki ders çalışmayı seven insan. Sınav zamanları buna konsantre olamıyorum. Lisede o kadar uğraş, iyi kötü bir yere gir. Sonra karşılaştığın eğitim sisteminde boşluklar çıksın. Üzüyor insanı. Üniversitede en nefret ettiğim şey bir hocanın kitaptan konuyu anlatması; üzerine okuması. Hele yardımcı doçent gibi seviyesindeyse. Bir daha o derse girmem ben.

Şimdi bir ders var. Hocanın anlattığı ile sınav için verdiği fotokopiler arasında bağlantıyı kurmak yüce zeka istiyor biz öğrenciler için. Lakin aynı konuda not vermek zorunda da değil. Ek olarak bunlardan da çıkacak diyebilir. Sorun bu değil aslında. İlginç olan bir arkadaşın google ders ismini yazıp ilk çıkan pdfin derste anlatılan konuların bire bir aynısı olması. Şimdi bu hoca da "acaba derste ne anlatsam" diye google ders ismini yazıp ilk çıkan pdfi derste işleyip alakasız (çok da alakasız değil, diyorum ya yüce zeka) bir fotokopi vererek ne yapmaya çalıştı?

Sonra gelip bazı hocalar da "bu saatten sonra oxford'a gidemeyeceğinize göre" diye cümleler kurmaya girişir. Allahtan "niye?" soruma cevap gelmedi yoksa "hangi üniversite çıkışlısınız" diye on laz kaplanı gücünde karşılık verecektim.

Allahım sen yüce olmayan aklımı koru. Bu eğitim saçmalığına da son ver. O zaman Pink Floyd'tan "we don't need no education" gelsin.

Dostluklar...
Yorum Gönder