25 Kas 2011

Beş Şehir - Ahmet Hamdi Tanpınar

Ben bu kitabı sevmedim. Böyle bir giriş de Türk Edebiyatı için önemli birine haksızlık gibi geliyor ama hoşuma gitmedi işte. 

Kitaba teknik gözle bakınca çok iyi yazılmış olabilir. Zaten lafım ona değil ama okurken sıktı beni. Lisedeyken almıştım kitabı. Okuma fırsatı şimdi elime geçti. Lakin şehirlere olan merakımdan pek bir hevesle başlamıştım. Ama beklentimi karşılamadı. 

Hissettiğim zaman çok değişmiş. Ve A. Hamdi Tanpınar'ın dili bana süslü geldi. Aslında daha düz bir dili sevdiğimi fark etmemiştim bile. Bunu okuyana kadar. 

Bir de şöyle bir şeyi fark ettim okurken. Biliyorsunuz ki beş şehir: Ankara, Erzurum, Konya, Bursa'da Zaman ve İstanbul'da geçiyor. Mesela Konya'ya hiç gitmedim. Bursa'ya da. Oralarla ilgili bir şeyler anlatırken kafamda bir şeyler canlandıramadım. Gerçi herhangi bir romanı okurken hayali şeyleri film gibi kafamızda döner ama bu kitapta öyle bir şey de olmadı. Sanırım bildiğimiz bir şeyler aradı aklım. Bu yüzden kitapla düşünsel bağ kurmam zor oldu. Bu da sıktı beni. İstanbul kısmında kaç senedir orada yaşadığımdan artık yerler, isimler tanıdıktı benim için. Ama bu sefer de duygusal bağ kuramadım. Çünkü bana göre çok eskiydi her şey. Bildiğim gördüğüm şeyler değildi. Aslında birçok şey çok güzel işlenmiş ve önemli. Ama kafamda okumadan önce oluşturduğum biçime yatmadığı için zoraki bitirdim. Kötü bir ön yargı olmuş. 

Bir kitabı tavsiye etmemezlik yapmam çok istisnalar dışında. Sonuçta zevk meselesi. Ve insan hiç sevmediği tarzdan bile o an ki zaman kavramı içinde farklı tatlar alabilir. Ama beğenmediysem tavsiye de etmem. Klasik "sen bilirsin"e bırakıyorum bunu da. 
Dostluklar..
Yorum Gönder