3 Kas 2011

Aristotales'in Biricik Siyasal Yaratıkları ve İnsanlar

"Aristotales'in siyasal yaratıklar arasında saydığı arılar ve karıncalar gibi bazı canlıların; bireysel muhakemeleri ve arzuları dışında bir güdüleri veya birinin genel çıkar için uygun bulduğunu diğerlerine anlatabilmesi için bir dillleri olmadığı halde, yine de toplum halinde yaşadıkları doğrudur ve bu nedenle insanların aynı şeyi niçin yapamayacakları sorulabilir. Buna cevabım şudur:

İlk olarak, insanlar şeref ve itibar için sürekli bir rekabet içindediler, bu yaratıklar ise değil; ve bundan dolayı insanlar arasında kıskançlık, nefret ve nihayet savaş doğar; bu yaratıklar arasında ise böyle şeyler olmaz.

İkinci olarak, bu yaratıklar arasında ortak çıkar özel çıkardan farklı değildir ve doğaları gereği özel çıkara eğilimli oldukları için, böyleliykle ortak çıkarlara da hizmet ederler. Fakat, kendini başkalarıyla kıyaslamaktan zevk alan insanoğlu ancak değerli şeylerden hoşlanır.

Üçüncü olarak, insanoğlunun tersine bu yaratıklar akıldan faydalanamadıkları için, ortak işlerinin yönetimde herhangi bir yanlışlık göremez ve düşünemezler; oysa insanlar arasında, başkalarına kıyasla daha akıllı ve toplumu yönetmeye daha yetenekli olduklarını düşünen pek çok kişi vardır ve bu kişilerden bazıları belirli bir yolda, bazıları da başka yolada yenilik ve değişiklik yapmaya çalışırlar ve böylece kargaşa ve iç savaşa neden olurlar.

Dördüncü olarak, bu yaratıklar, arzularını ve diğer duygularını diğerlerine iletmek için sesten faydalanabildikleri halde, bazı insanların başkalarına iyiyi kötüyü de iyi gibi gösterebilmelerini ve böylece insanları diledikleri gibi rahatsız edip huzur ve sükunlarını bozabilmelerini sağlayan söz sanatından yoksundurlar.

Beşinci olarak, akıl sahibi olmayan yaratıklar haksızlık ile zarar arasında ayrım yapamazlar ve bu nedenle, rahatta oldukları sürece, hemcinsleri ile dalaşmazlar; oysa insan en çok rahatta iken sorun çıakrtır; çünkü bilgeliğini göstermeyi ve devleti yönetenlerin eylemlerini denetlenmeyi o zaman sever.

Son olarak, bu yaratıkların mutakabatı doğaldır; insanlarınki ise ancak ahde dayalıdır; yani yapaydır; ve bu nedenle onların mutabakatını sabit ve sürekli kılmaz için ahit dışında başka bir şey daha gereklidir. Yani, hepsinin korku içinde tutacak ve eylemlerini ortak faydaya yöneltecek genel bir güç."

İnsanoğlu böyle ırk işte. Allah akıl vermiş gerisini koy vermiş harbi. Aklın götürüsü de kaos. 
Ne yani şimdi akılsız mı olalım! (bu bir soru cümlesi değildir)
Aklın olsa zaten böyle olmazdı. Cehaletin sonucu. 
Ne diyorum ya. 
Kahve tazeleme zamanı.

Dostluklar..
Yorum Gönder