2 Tem 2011

Zelve Açık Hava Müzesi - Nevşehir

Selam,
Göremeyi gezdikten sonra gene yürüye yürüye geri döndük. Annem yarın Ankara'ya dönmesi gerektiğinden burada bizlerden ayrıldı. Biz de yol üstünde durakta oturduk, beklemeye başladık. O sırada sağ olsun bir pikap bizi gideceğimiz yere kadar bırakabileceğini söyledi. Yolunun üstüymüş zaten. 

Zelve, Göremeden 3 km uzaklıkta ama müze ana caddeden gene içeriye doğru bir 3 km daha uzaklıkta. Müze kartı geçerli. 18 yaşından küçükler bedava. Zelve'deki Peri Bacaları biraz da yorucuydu. Çünkü sürekli tırmandık. 

Her şey buraya kadar çok iyi devam etti. Buradan artık Avanos'a geçip, orada da biraz dolaşıp Kayseri'ye geçecektik.  Tabi müze gezmesinden sonra otobüs için ana yola ulaşmak lazımdı. Oysa yol 3km... Tabana kuvvet dedik ve yürümeye başladık. Yürüdük ve yürüdük. Su bitmeye başladı. Sıcak bastırdı. Salak kafam ki güneş kremini bulamayınca bir şey olmaz diye üstelemedim. Kollarımın kızardığını biliyordum. Artık gözler yoldan geçen arabalara bakmaya başladı. Bi insan evladı bizi alsa diye. Baktık insanlık yapan yok. 

Artık parmaklar havaya otostop yapmaya başladık. Hayatımda ilk defa yapıyorum bunu da. Otobüs saatte bir geçiyor ve artık bitmiş bir haldeydik. Hani otostopçu gerilim filmleri etkisi azalıyordu zaman geçtikçe. Avanos'a da daha kaç km var. Ulan kimse almadı ya. Son model altlarına çekmişler, boş boş geçiyorlar. En son döküntü bir araba durdu. Terminale kadar bıraktı. Valla arabasının modeli artsın, sağ olsun. Yoksa yolda  lapam çıkardı. Terminale vardığımızda, kollarım ve suratım acıyordu. Susamıştım. Ayaklarım mahvolmuştu. Çok yorgundum. Hemen Kayseri'ye iki bilet aldık. (20lira toplam) Avanos'ta dolaşacaktık ama o an tek düşündüğüm uyumaktı. Zaten her saat başı otobüs olduğundan hemen saat dolmadan yetişmişiz. 

Böyle bir Nevşehir gezisi oldu. Çok memnun kaldım. Bir daha yolum düşerse Balona binip, Derinkuyu'yu ziyaret edeceğim.
Dostluklar...















Yorum Gönder