6 Şub 2011

Ölüm Erken Sobeledi

Merhaba,

Son bir haftadır gündemdeki konunun ne olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek: Defne Joy Foster’ın vefatı. Öncelikle ailesine baş sağlığı dilerim. Defne’ye de Allah’tan rahmet…

Duyunca herkes gibi şok oldum ben de. İnsana genç yaşta ölüm uğramaz gibi geliyor ama böyle bir gerçek var; ölümün yaşı olmaz! Hayatın belki de en zor oyunu kimine göre. Ne zaman sobeleneceğini bilemezsin.

Herkesin bir gün kaçamayacağı aşikardır, beni en çok üzen 18 aylık bebeğin annesiz kalması. Ama elden ne gelir, hayatın türlü acıları var biz insanlar için.

Kötü olan birilerinin göçmesi değil bu dünyadan aslında, kötü olan insanların ölünün arkasından olayları görmüş ya da çok biliyormuş gibi konuşmaları. Kendi bakış açılarının herkesçe aynı olduklarını sanmaları. Her şeyin kime zarar verir demeden düşüncesizce yayılması. Milletin ağzı torba olmadığı gibi bunu lehlerine kullanmayı aşağılıkça kullanan insanların olması.

Özellikle bunu bir “köşe yazarı”nın yapması. Evet, bu kişi Hıncal Uluç. Kendisinden yaşça baya küçük bir kadınla birlikte olan bu adam gelip de evli bir kadının başka bir erkeğin evinde kalıyor diye Türk toplumuna göre ahlak polisliği yapması ne kadar ironik. Hani laf vardır “dinime küfreden Müslüman olsa” diye. Ben burada Hıncal Uluç’u da sorgulamıyorum. Benim tarzım değilse de saygı duyarım. Bana ne ki zaten! İnsanların yaşayışları beni ilgilendirmez. Her ne kadar toplumda “sübyancı” diye adlandırılmış olsa da bu durum, ben bunu demiyorum aynı Hıncal Uluç’a açık mektupta ki gibi.

Hayır, o kadar aldatma ya da kendi ahlakınla ilgili fikirlerini beyan etmek istiyorsan, bunu Defne Joy Foster üzerinden yapma. Bu tamamen gündemdeki konudan prim yapmaktır. Unutmadan  da söyleyeyim, yakında bir kitabı çıkacakmış Hıncal Uluç’un!!! Çirkinliği üzerine daha fazla bir şey demek istemiyorum.

Kaldı ki Defne’nin özel hayatı kimine göre yanlış da olmuş olsa kimseyi alakadar etmez. Toplumda o kadar yanlış şey varken kıçınızı bırakın, bir tek kelime etmezsiniz. Bir annenin başka bir erkeğin evinde neden ölü çıktı diye orospu damgası vuruyorsunuz açık açık. Bunu diyen kişiler de hayatlarını sütten çıktıkları gibi ak yaşıyorlar ya. Sadece Hıncal Uluç için demiyorum, herkese diyorum. Millet olarak çok güzel biliyoruz zaten Ahlak Polisliğini, sadece kadına yafta yatıştırmayı.

Ha! Bir de alkol ile ilgili yorum yapan çok bilmişler var. Üstünü bu bir de çok sevgili hükümetimizin +24 olayıyla süslendirip “Meğerse ne kadar haklıymışlar” diyenler. Burada ilaçla birlikte alkolün alınma hatası olabilir, de tutup da bir kişinin hatasını tüm toplumdan çıkarmak nedir? Senin gibi örümcek beyinli bir kişi dünyaya geldi diye doğumları mı yasaklayalım şimdi? Yasaklamak ayrı bir olay bilinçlendirmek ayrı…

Yaşayışları sorgulamak haddimize değil, ortada bir acı vardır. Ortada bir hata varsa da böyle birilerinin üzerinden anlatılmaz, millete ibret olsun diye. Topluma ders olsun diye herkesi taksim meydanında sallandırsalardı işimiz vardı o zaman daha çok.

Dostluklar…

Not: 5 şubat 2011 Gazeversite'deki yazım.
Yorum Gönder